Açılış ve Panel

Türk Yunan Medya Buluşması Paneli Dostluğu Pekiştirdi

Türk-Yunan Medyası, Aral Group ve A4 Art Design’in gerçekleştirdiği panelde bir araya geldi. Türk Yunan dostluğunu pekiştirmek ve iki ülke halkında farkındalığı artırmak adına yapılan panelde önemli isimler yer aldı.

Prof. Dr. Ahmet Tolungüç, Andreas Anastasiou, Nicholas Voulelis, Prof. Dr. Mehmet Haberal, Kyriakos Loukakis, Nur Batur, Despina Balkiza, Mustafa Balbay, Prof. Dr. Ali Haberal, Doğan Tılıç, Arzu Akgün

AB ve Türkiye Cumhuriyeti Arasındaki Sivil Toplum Diyaloğu Medya Hibe Programı kapsamında geliştirilen Türk Yunan Medya Buluşması açılış töreni, geniş bir katılımcı kitlesiyle gerçekleştirildi. Atina’nın Ankara Büyükelçisi Kyriakos Loukakis’in de katıldığı açılış töreni, Başkent Üniversitesi İhsan Doğramacı Konferans Salonu’nda izleyicilerle buluştu.

Türkiye’den Aral Group, Yunanistan’dan A4 Design’in ortaklaşa gerçekleştirdiği projenin açılış töreninin ardından Türk ve Yunan ilişkilerinde Medyanın Rolü konulu bir panel gerçekleştirildi. 3 Mart 2015 tarihinde gerçekleşen açılış töreni ve panele Yunanistan Büyükelçisinin yanı sıra Başkent Üniversitesi Kurucu Başkanı ve CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Haberal’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda akademisyen, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türk ve Yunan medya mensupları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Moderatörlüğünü Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Birgün Gazetesi Yazarı Doç. Dr. L. Doğan Tılıç’ın yaptığı panele konuşmacı olarak Yunan basınından The Journalist Gazetesi Editörü Nicholas Voulelis, Leicester Üniversitesi Öğretim Görevlisi Andreas Anastasiou ve Türk basınından Gazeteci ve CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile duayen Gazeteci Nur Batur katıldı.

Açılış Törenindeki Konuşmalar Dikkat Çekti

Büyük beğeni toplayan törenin açılış konuşmalarını, Yunanistan Büyükelçisi, Prof. Dr. Ali Haberal ve Aral Group Proje Koordinatörü Arzu Akgün yaptı. Ayrıca son anda çıkan bir aksilik nedeniyle açılışa katılamayan Oktay Ekşi’nin açılış konuşması da konferans salonunda okundu. Okunan konuşmada, Oktay Ekşi’nin Türk Yunan Dostluğunun pekişmesi adına yaptığı çalışmalar yer alıyordu.

Büyükelçi Loukakis yaptığı konuşmada, şunları dile getirdi: "İki ülke arasında ilişkileri geliştiren adımlar sayesinde ulaşmak istediğimiz amaca daha da yaklaşıyoruz. Türk Yunan Medya Buluşması Projesi de bu adımlardan bir tanesi. Bu sayede ortak iletişim kurulmasına imkân sağlayan bir platform oluşturulmuş olacak" dedi.

Proje Koordinatörü Arzu Akgün ise açılış konuşmasında medyanın önemini şu cümlelerle vurguladı: “Günümüzde medyanın toplum üzerindeki gücü tartışılmazdır. Türk ve Yunan halklarının dostluğunu pekiştirerek, iki ülke halkının birbirini tanımaları ve yakınlaşmaları için uygun zemin hazırlanmasında her iki ülkenin basınına da çok önemli görevler düşmektedir.”

Türkiye ve Yunanistan Arasındaki Sorunları Konuştular

Panel açılışını yapan gazeteci L. Doğan Tılıç, politikacılar ile medya arasındaki ilişkiye dikkat çekerek şu yorumlarda bulundu: “Bağımsız bir şekilde medyanın değil, politikacıların nasıl bir iklim yarattığını ve o iklim üzerinden de medyanın nasıl ilerlediğini gördük. Ne yazık ki politikacılar, zaman zaman kendi içlerinde bir sıkıntıya düştüklerinde dışarıda bir çatışma yaratarak bu durumdan kurtulmaya çalışırlar.”

Uzun yıllar Yunanistan’da yaşayan ve çok önemli haberlere imza atan Nur Batur, Papandreu ile olan etkileyici bir anısını izleyicilerle paylaştı. Batur, Yunanistan ve Türkiye arasındaki dostluğun sürdürülebilmesi için medyanın önemini vurgulayarak, şunları belirtti: “Eğer gerçek bir barış olursa, sorunların hepsini çözebilirsek, Ege bir barış gölü haline gelebilirse; buradan iki ulus da kazanacak hatta bütün Ege kazanacak. Onun için bu yolda, medyanın bu yönünü daha geniş kitlelere ulaştırarak devam etmeliyiz.”

Andreas Anastasiou ise; gazetecilerin ulusal etkenlerden etkilendiklerini belirterek, “Ulusal çıkarların girdiği her yerde gazeteciler gazetecilikten çıkıyor. Gazetecilik, ulusal olarak atfedilen metalar üzerinden değil, alternatif bir yol üzerinden yapılmalıdır” dedi.

Mustafa Balbay, Yunanistan Başbakanı Tsipras’ın başbakan olmadan önceki “Ege Denizi ne Türklerindir ne de Yunanlıların. Ege Denizi balıklarındır.” sözünü anımsatarak, “Ben, Türk Yunan ilişkilerinde kesinlikle herhangi bir ülkeye değil, savaşa ve gerilimi yaratanlara kızgınım” ifadelerini kullandı.

Son olarak konuşmasını yapan Gazeteci Nicholas Voulelis, zaman içerisinde Türkiye ile Yunanistan’ı karşı karşıya getiren önemli dönemlere değinmiştir. Ayrıca tarihi örnekler de veren Voulelis, “Popüler kültür ile enjekte edilen ve medya ile alevlendirilen milliyetçiliğe dayanan tarih ve gerçek tarih arasındaki farklılıklar günümüzdeki tartışmaların sebebidir” dedi.

Anadolu Türküleri Senfoniyle Hayat Buldu

Panel bitiminde Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirilen kokteyl ve ardından Türk Yunan dostluğunu pekiştirmek adına Turkkey Symphony Orchestrası’nın sunduğu senfonikleştirilmiş Klasik Anadolu Türküleri Konseri izleyenleri büyüledi.