Girit, Mübadele ve Bodrum Giritlileri Konferansı 01 Eylül 2015

Turgut Reis Tarih, Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneğinin (TAKSAD) kuruluşundan sonra gerçekleştirdiği ilk etkinlik olan ‘Girit, Mübadele ve Bodrum Giritlileri’ isimli konferans yoğun katılımcı sayısıyla gerçekleşti.

22 Ağustos 2015 Cumartesi günü saat 19.00’da Bodrum Belediyesi Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezinde organize edilen konferans etkinliğine; Turgut Reis Tarih, Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği Başkanı Tarık Eray Çakır’ın moderatörlüğünde, Adnan Menderes Üniversitesi Nazilli İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Tuncay Ercan Sepetçioğlu ve Girit Üniversitesi Felsefe ve Sosyal Bilimler Fakültesinde Doktora eğitimini sürdüren Eleni Psaradaki konuşmacı olarak katıldılar.

                             

 

                              Konferans Moderatör Tarık Eray Çakır’ın Konuşmasıyla Başladı

Konferans Etkinliği Turgut Reis Tarih, Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği (TAKSAD) Başkanı Tarık Eray Çakır’ın açılış ve takdim konuşmasıyla başladı. Konuşmasında Derneğin amaçları, faaliyet alanları ve projeleri konusunda bilgi vererek “Derneğimiz amaçlarından birisi, Büyük Türk Denizcisi Turgut Reis’in adının yaşatılması ve gelecek kuşaklara doğru bir şekilde aktarılması ile ilgili çalışmalar yürütmektir. Bu nedenle Turgut Reis Araştırmaları ve Etkinlikleri adı altında yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde Turgut Reis ve özellikle yaşadığı dönem olan 15. ve 16. yüzyılı da içerecek şekilde tüm Akdeniz coğrafyası, tarihi ve arkeolojisi, Türk Denizcilik Tarihi, Muğla (Menteşe) ve Bodrum (Sravolos) Bölgesi tarihi ve kültürü ile ilgili projeler gerçekleştiriyoruz. Bu konularla ilgili akademik ve bağımsız çalışmaları teşvik edip, desteklemek amacındayız. Turgutreis Belediyesi döneminde başlayan ve Bodrum Belediyesinin desteği ile yürütülecek olan Turgutreis Müzesi ve Turgutreis Akdeniz Denizcilik Tarihi Kütüphanesi ve Arşivi projeleri, birincisi ve ikincisi 2011 ve 2013 yıllarında gerçekleştirilen Turgutreis ve Türk Denizcilik Tarihi Uluslararası Sempozyumunun periyodik olarak devam ettirilmesi ile birlikte Bodrum ve Tunus’un Cerbe Adası Houmt Souk şehirleri arasındaki kardeş şehir ilişkilerinin, bu bağlamda da 2011 yılında güçlü bir şekilde temelleri atılan Bodrum ve Tunus arasındaki dostluk ilişkisinin devlet kuruluşları, belediyeler, ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte kültürel ve ekonomik ilişkiler olarak geliştirilmesi de derneğimizin önemle üzerinde duracağı çalışma alanlarıdır ’ dedi. Konuşmasının şu sözlerle sürdürdü: “Ayrıca Dernek olarak sosyal bilim alanları başta olmak üzere, özellikle tarih, arkeoloji, sanat tarihi ve güzel sanatlar gibi geniş bir alana yayılan konularla ilgili yerel, ulusal ve uluslararası düzeylerde disiplinler arası bir yaklaşımla, kişisel ve kurumsal işbirliği ilkeleri çerçevesinde toplum ve tüm insanlık yararına çalışmalar ve projeler gerçekleştirmek istemektedir.” Daha sonra konuşmacıların özgeçmişleri ile ilgili bilgiler verildi ve ilk sunuş için Yrd. Doç. Dr. Tuncay Ercan Sepetçioğlu kürsüye davet edildi.

                                                         “Girit’ten Anadolu’ya Göçler”

‘Girit’ten Anadolu’ya Göçler’ isimli sunuşunu gerçekleştiren Yrd. Doç. Dr. Tuncay Ercan Sepetçioğlu öncelikle; Girit’in Osmanlı idaresine girişi ve 19. yüzyılın ilk çeyreğine kadar geçen süreç ile ilgili bilgiler aktararak Girit’te halklar arasındaki hümanist çağı kapatan olaylara değindi. Türk Giritlilerin 1840 yılında başlayan ve 1898 – 1899 Kandiye olaylarından sonra meydana gelen en büyük göç dalgasında ortalama iki yıl içerisinde yaklaşık 40,000 Müslümanın Girit’in kırsal ve iç kesimlerinden öncelikle kıyı kesimlerine gelmesi ve daha sonra gemilerle Girit’i terk etmesi hakkında bilgiler verdi. Kronolojik olarak; Girit’ten ilk büyük göç dalgasını gerçekleştiren ve Eski Giritliler (Adana ve Mersin civarında kullanıldığı üzere Sultaniler) olarak adlandırılan göçmenlerin çok büyük bir bölümü İzmir limanına gelerek Anadolu’daki kıyı ve iç kesimlere dağılarak yerleştirilirler. Özellikle İzmir-Manisa-Aydın, Rodos-İstanköy, Antalya-Anamur-Mersin, İç Anadolu’da bazı bölgeler, Suriye, Lübnan, Ürdün, Mısır, Libya ve Tunus bölgeleri Giritli Türklerin yeni yerleşim alanlarıydı. Osmanlı bu yoğun göçün yerleşim sorunlarını çözebilmek için Giritli Türklere yerleşim bölgelerinde pek çok köy inşa etti ya da belli bölgelerde serbest yerleşim hakkı tanıdı.

Göç sürecinde Rodos, İstanköy ve Bodrum, Girit’e en yakın bölgelerden biri olduğu için Osmanlı Yönetimi tarafından bir süre göçmenlerin transfer limanı, diğer bir ifadeyle atlama tahtası olarak kullanıldı ve bu bölgede göçmenler iskân edilmek istenmedi. Yrd. Doç. Dr. Tuncay Ercan Sepetçioğlu Osmanlı arşivlerinde bulduğu konu ile ilgili çok önemli bir belge olduğunu dile getirdi. Belgeye göre; İstanköy Adasında geçici olarak bulunan ve Anamur iskelesi üzerinden Adana Vilayetine gönderilecek olan Giritli Türklerin Osmanlı yönetimine yazmış oldukları 16 Nisan 1899 tarihli mektupta, gönderilecekleri Adana Vilayetinin havasına aşina olmadıkları ve kendi evlerini de inşa edebileceklerini belirterek İstanköy adasında yerleşme isteklerini bildirmişler. İstek Osmanlı Yönetimi tarafından kabul edilerek Giritli Türklere İstanköy adasına yerleşme hakkını tanınmıştır. Bu şekilde İstanköy adasında Giritli Türkler tarafından Germe Köyü Taşlık Mahallesi ve Kumburnu Giritliler Mahallesi kurulur.

Yrd. Doç. Dr. Tuncay Ercan Sepetçioğlu sunuşunun devamında; 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması sonrasında, 30 Ocak 1923 tarihinde gerçekleştirilen Türk-Yunan Nüfus Mübadele Antlaşması neticesinde, barış zamanında ve antlaşma koşullarıyla Girit Adasından Anadolu’ya gerçekleşen 23,000 kişilik son ve ikinci büyük Giritli Türk göçü hakkında bilgiler aktardı. Sunuşunun devamında; kronolojik olarak Yeni Giritliler (Mübadiller) olarak adlandırılan göçmenlerin yanlarında getirdikleri nüfus cüzdanı, seyahat belgesi, tasfiye talepnamesi, fotoğraflar ve mektuplar gibi tarihi belgelerden örnekler verdi. Sunuşunun son bölümünde ise; birinci ve ikinci nesil Giritli Türkler ile ilgili çoğunlukla Söke’de gerçekleştirmiş olduğu sözlü tarih çalışmasının verileriyle açıklamalarda bulundu. Giritli Türklerin yaşamış oldukları vatana özlem duygusuna, yolculuk sırasında yaşadıkları zorluklara ve acı hikâyelerine, göçmenlerin Türkiye'deki sosyoekonomik ve kültürel sorunlarına çarpıcı örneklerle değindi.

                                 “Geçmişten Bugüne: Bodrum’daki Türk Giritlilerin Kimliği”

Daha sonra kürsüye sunuşunu gerçekleştirmek için Doktorant Eleni Psaradaki çıktı. Psaradaki ‘Geçmişten Bugüne: Bodrum’daki Türk Giritlilerin Kimliği’ isimli sunuşunda öncelikle; doktora konusu olarak niçin Giritli Türkler ile ilgili çalıştığını açıkladı. Yüksek lisans çalışması sırasında 1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadele Antlaşması nedeniyle Bodrum’dan Girit’in Kandiye şehrine gelen ve burada Nea Halikarnassos’u (yeni Bodrum) kurarak yerleşen Anadolulu göçmenlerden oluşan belirli bir sosyal grubun anıları ve kimliği konusunu çalıştığını, bu kimliği müzikte, dansta, şarkılarda ve yemeklerde nasıl ortaya koyduklarını incelediğini belirtti. Bu yüksek lisans çalışmasının sonuçları, kendisini diğer tarafı da araştırmaya teşvik ederek, bu göçün tam tersini yapan insanlarda da ne gibi etkiler ve anılar olduğunu merak ederek, doktora çalışmasını Sosyal Antropoloji alanında ve Yrd. Doç. Dr. Aris Tsandiropulos danışmanlığında Bodrum’daki Türk Giritli göçmenlerin kimliği ve toplumsal hafızası üzerine yapmaya karar verdiğini açıkladı. Türk Giritlileri derken, Girit’te yaşamış ve Yunanca (Giritlice) bilen Müslüman ve 1922’den sonra değişim ile Girit’ten Türkiye’ye gelenler ve torunlarını kastettiğini belirtti. Anadolu’da yaşayan Türk Giritliler hakkında Yunanistan’da hiçbir çalışma olmadığından, konuya sadece bibliyografik bir çerçeveden yaklaşmamaya ve saha çalışması yapmaya karar vererek, ilk saha çalışmasını da 2013 yılının yazında Bodrum’da gerçekleştirdiğinden bahsetti. Böylece ikinci, üçüncü ve dördüncü kuşak kadın ve erkek Türk Giritli kökenlilerle sohbet etme şansı bulduğunu dile getirdi.

Bu şekilde iki göçmen gurubunu birbirleriyle karşılaştırmaya başladığından bahsetti. Aralarındaki benzerlikler ve farklılıkların ne olduğunu, yeni yerleştikleri yerlerde yaşantılarını ve ne gibi zorluklar yaşayıp yaşamadıklarını merak ettiğini belirtti. Türk Giritli göçmenlerin kimliklerini nasıl korudukları ve kamusal alanda kendilerini ne şekilde ifade ettiklerini, Girit tarihinin önemli bir parçası olan bu insanların torunlarına Girit kökenlerinin öğelerini hangi şekilde ilettiği gibi soruların cevaplarını aradığını dile getirdi. Araştırmasının devam etmekte olduğunu, Türk Giritlilerin evlerine yaptığı ziyaretlerde geçmişe dair zengin bilgiler edindiğini söyledi. Anılar, fotoğraflar, getirdikleri dokuma ve nakışlar ile yemek kültürlerinin geçmiş ile adeta bir köprü kurduğuna değindi.

Doktorant Eleni Psaradaki sunuşunun devamında; Türk Giritlilerin farklı dil konuşmalarından ötürü ilk yıllarda yerlilerin onları kolay kabul etmediğinden bahsetti. Buna rağmen Giritlilerin Giritli kimliklerini korumaya devam ettiklerini, yıllar geçtikçe Türk Giritlilerin yerlilerle iletişiminin hem iş hem de kişisel alanda geliştiğini ve Bodrum’un ekonomik yaşamına destek vermeye başladıklarını belirtti. Aynı zamanda Girit kültürünün hangi şekillerde yerel kültüre etki ettiğini de göstermek istediğini açıkladı. Son olarak Bodrum’daki Türk Giritlilerin geçmişten günümüze kadar zamana karşı durarak Girit kimliğini yükseltmeye devam ettiğini, bu yüzden bu çalışma sırasında aynı ailenin bir üyesiymiş gibi hissettiğini söyleyerek sunuşunu tamamladı.

Konferans Sonunda Plaketler Sahiplerine Verildi

Sunuşların ardından soru-cevap ve katkı kısmında, genellikle Girit kökenli katılımcıların soruları ve paylaşımlarıyla konferans etkinliğine devam edildi. Turgutreis Tarih, Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği Başkanı Tarık Eray Çakır’ın, Yard. Doç. Dr. Tuncay Ercan Sepetçioğlu, Eleni Psaradaki, konferansın gerçekleşmesinde destek veren Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, Bodrum Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, Bodrum Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Bodrum Girit ve Yunanistan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Zehra Denizaslanı ve katılımcılara teşekkür etmesi ve plaket töreniyle konferans etkinliği son buldu.